Yeni rakı'nın veda filmini izlerken geldi aklıma.
her günün birbirine kopyası kadar benzediği hayatımızda; hiç eskimedi, hiç tükenmedi dediğiniz ne var?
aklıma ilk gelenleri not ettim.
yazmak mesela, kendimce. hiç eskimedi, hep iple çekerim. eskimez de. ekmek kapım olur mu zannetmem ama beni hep mutlu etti, hep de edecek.
nazlı mesela; geç kazandım ama hiç eskimeyecek benim için. bugün onun heyecanını yaşamak beni her şeyden çok mutlu ediyor. sonra diyorum ki, demek ki "dost" bu demek.
ipek; onunla paylaştıklarımda hep samimiyet olduğu için , sibel hep en doğruları söylediği için ve hep yanımda olduğu için, canbert beni varlığıyla mutlu ettiği için, kerem çok önemli olduğu için , ceyda hep bıraktığımız yerden devam edebileceğimiz için eskimeyecek.
zeynep de orkun da eskimeyecek. sendi hiç bitmeyecek.
melis de öyle. hep içten olduğu için.
birbirine hiç benzemez kuzenlerim hiç eskimeyecek.
halamla aynı kafada oluşum da eskimeyecek, teyzemle hep aynı telden çalmam da...
anneannem hiç bitmeyecek. sanki dedemikolar ve babaannem eskiyebildi mi?
bir de saymadıklarım var, eskimek değil her gün yeni kalan. paylaşılanların hep en derinden
sinan gibi. leyla gibi. koray gibi. mert gibi, hakan gibi.
peki ya anılar?
adada bu yıl güneşi batırmamız hiç eskimeyecek.
mucize nedir derken yıldızları izlemek eskimeyecek.
barış manço hep yeni kalacak mesela.
how i met mi dexter mı polemiklerimiz gibi
bebekliğin kumbağa'sı mı, gençliğin klasisi mi gibi.
bunları düşündükçe,
iş gibi, günlük gereksiz çekişmeler gibi ne değersiz dakikalarda boğuluyoruz dedim kendi kendime.
oysa tek yapmamız gereken; hak edenlere, hep yeni kalanlara, en sevdiklerimle kaldırmak kadehi.
e o zaman, mutlu paylaşımlara.
kocaman bir teşekkür videoyu paylaşan esra'ma..
http://www.youtube.com/watch?v=yOPctqdMCDM