23 Eylül 2013 Pazartesi

neler bekliyor bizi?

işten koşturarak çıkma
metroda ter içinde kalıp
yemek yemeden o koltuğa oturma pahasına seçiyoruz filmleri.
her sene 2 defa yaşayabildiğimiz için bu heyecanı hala aynı hisleri taşıyabiliyoruz
yanımızda gelenler değişti, ne yalan söyleyeyim.
bazen annemle gittim, bak kızın sinema okudu da ne güzel filmler seçiveriyor dercesine..
bazen lise aşklarıyla en büyük paylaşımın anahtarıydı, anlamıyorduk o zaman kim kimdir, iyi film neye denir.
sonra üniversitede aynı heyecanı yaşayanlarla tanışınca rengi değişti işin. dünyanın en taze ve en tatlı annesi nazlikom vazgeçilmezi oldu seçimlerimin.
hele canbert. o yoksa bizim 3'lü yoktu.
arada bir sibel vardı bize ayak uyduran.
bazen de ipek ve gökçe.

peki bu sene? 
Abdellatif Kechiche'i çok sevdiğim için. Mavi en sıcak renktir'i deneyeceğim.
müzik çok şey ifade ettiği için, sen şarkılarını söyle'yi seçtim, hiç susmasını istemediğim için.
bazen yanlış zannettiğim trenin beni doğru yolda götürdüğüne inandığım için sefertasını haftasonu için not ettim.
cumartesi günü eskisi gibi en az 2 filmle geçsin derken, aileden yola çıkarak benim babam benim oğlum'u da görmek istedim.
savaş mı barış mı? savaş ne zaman biter, izleri nasıl yok olur? sanırım bir yönden cevabı, yabancıda.

siz seçmediyseniz, göz atın derim.