29 Ekim 2013 Salı
19 Ekim 2013 Cumartesi
çalışmak ne demek?
Bayram tatilinde Cunda'ya gittik 2 günlüğüne.
Annem babam ve Sinan'la..
Cunda'yı severim ama biraz özensiz bulurum oldum olası emek harcanmamış, üzerinde kafa patlatılmamış.
Meydanını da severim, ama asıl ara sokakları.
Yağmurlu bayram sabahı el emeği ile hayatını geçindirenlerle sohbet etmek istedim.
Taş kahvenin iki sokak arkasında ev yapımı şarap tabelasına bakarken, bir gümüş takı atölyesi gördüm.
Sahibi kararmış elleriyle yaptıklarını gösterdi.
Çok yaşlanmış, artık günde en fazla 2 kolye yapabiliyormuş.
Düşündüm kendi kendime, ben bir günde kaç kolye yapacak emek harcıyorum?
Bir kolyeyi bitirip kopçasını bile takamadığıma eminim.
Çünkü bizde işler bitmiyor ortaya çıkan emek ise tartışılır..
İçimdeki karamsar kızın çenesini kapatmasını beklemeden çıktım dükkandan..
Deniz kokan sokaklarda yürümeye devam ettim.
Bir başka oluyor buralarda hayat. Biz ada kafası diye dalga geçerdik üniversitedeyken ama, gerçekten başka..
Bir kere yalan dolan yok.
O peynir bende yok ve komşuda varsa ben müşterimi komşuma yönlendireyim mantığı hakim.
Öyle olunca da herkesin geliri belli, huzuru belli.
Soluğu meydandaki otoparkta aldım.
Kafamı kaldırmama neden olan o şarkı: working class hero.
Obsession isimli dükkan karşımda.
Hediyelik eşya satıyor gibi geldi, bakmak istedim.
El emeği ne demek?
Çalışmak ne demek?
Hakkı abi ile tanışma şansım oldu.
Annemle sohbet ettiler uzun süre.
Emeğini anlayan çok az kişinin var olmasından yakındı.
Sanırım o günde çok 2 kolyeden fazla üretiyor.Aslında heykel üzerine çalışıyormuş, heykele kırgınmış.
Emeğinin karşılığını alamamak ne demek?
Çalışmak ne demek ? Hep bunları düşündüm.
Vardığım sonuç şu;
hayatta karşınıza hangi engel çıkarsa çıksın ben bunu yapmak istiyorum dediğiniz ve ürettiğinizle övündüğünüz şey aslında çalışmak.
üretebilmek demek
ürettiği ile var olmak demek
Hakkı abi denince akla bu zevkli ahşap hediyeliklerin gelmesi gibi..
Biz ne ürettik, ne ile varız?
Cevabım net değil henüz. Veya paylaşmaktan korkuyorum.
Derim ki; Hakkı abi'nin azmini, emeğini görmek ve takdir etmek için, örnek almak için uğrayın yolunuz düşünce Cunda'ya..
Annem babam ve Sinan'la..
Cunda'yı severim ama biraz özensiz bulurum oldum olası emek harcanmamış, üzerinde kafa patlatılmamış.
Meydanını da severim, ama asıl ara sokakları.
Yağmurlu bayram sabahı el emeği ile hayatını geçindirenlerle sohbet etmek istedim.
Taş kahvenin iki sokak arkasında ev yapımı şarap tabelasına bakarken, bir gümüş takı atölyesi gördüm.
Sahibi kararmış elleriyle yaptıklarını gösterdi.
Çok yaşlanmış, artık günde en fazla 2 kolye yapabiliyormuş.
Düşündüm kendi kendime, ben bir günde kaç kolye yapacak emek harcıyorum?
Bir kolyeyi bitirip kopçasını bile takamadığıma eminim.
Çünkü bizde işler bitmiyor ortaya çıkan emek ise tartışılır..
İçimdeki karamsar kızın çenesini kapatmasını beklemeden çıktım dükkandan..
Deniz kokan sokaklarda yürümeye devam ettim.
Bir başka oluyor buralarda hayat. Biz ada kafası diye dalga geçerdik üniversitedeyken ama, gerçekten başka..
Bir kere yalan dolan yok.
O peynir bende yok ve komşuda varsa ben müşterimi komşuma yönlendireyim mantığı hakim.
Öyle olunca da herkesin geliri belli, huzuru belli.
Soluğu meydandaki otoparkta aldım.
Kafamı kaldırmama neden olan o şarkı: working class hero.
Obsession isimli dükkan karşımda.
Hediyelik eşya satıyor gibi geldi, bakmak istedim.
El emeği ne demek?
Çalışmak ne demek?
Hakkı abi ile tanışma şansım oldu.
Annemle sohbet ettiler uzun süre.
Emeğini anlayan çok az kişinin var olmasından yakındı.
Sanırım o günde çok 2 kolyeden fazla üretiyor.Aslında heykel üzerine çalışıyormuş, heykele kırgınmış.
Emeğinin karşılığını alamamak ne demek?
Çalışmak ne demek ? Hep bunları düşündüm.
Vardığım sonuç şu;
hayatta karşınıza hangi engel çıkarsa çıksın ben bunu yapmak istiyorum dediğiniz ve ürettiğinizle övündüğünüz şey aslında çalışmak.
üretebilmek demek
ürettiği ile var olmak demek
Hakkı abi denince akla bu zevkli ahşap hediyeliklerin gelmesi gibi..
Biz ne ürettik, ne ile varız?
Cevabım net değil henüz. Veya paylaşmaktan korkuyorum.
Derim ki; Hakkı abi'nin azmini, emeğini görmek ve takdir etmek için, örnek almak için uğrayın yolunuz düşünce Cunda'ya..
13 Ekim 2013 Pazar
gel keyfim gel
hafta içleri ot gibi geçiyor
işten eve evden işe gerçek oldu
bana mutsuzluk veriyor
ufak keyifler yaratmaya çalışıyorum, kimi zaman olmuyor
plansızlık mı desem, bitmeyen ego savaşları mı bilmiyorum, çok da irdelemiyorum böyle bir karar aldım.
gel gelelim keyfi unuttuk.
daha doğrusu keyif almayı unuttuk.
geçen hafta sonu film ekimi ile beraber karar verdim : bu hafta sonu keyifle geçsin dedim.
ve dakika 1 gol 1. filmi kaçırdık. üstelik 3 dakika ile içeri alınmadık
normalde ben deliririm. hiç sinirlenmedim
fırsat bu fırsat başladık keyfini çıkarmaya.
İlk durağımız Limonlu Bahçe oldu
Çok özlemişim. Lisede kızlarla dedikodu mekanımız olan Limonlu bahçe hiç değişmiyor, en güzel yanı da bu zaten. İçerideki koltukları yenilemişler, çok samimi bir hava vermişler. Ve o meşhur salıncak..
Gel de bu bahardan kalma Ekim'in ilk hafta sonunun tadını salıncakta çıkarma.. Hemen atladım. Neredeyse yirmi dakika hiç bir şey düşünmeden sallandım. Zaman çok hızlı geçiyor, çocuk olmak ve çocuk olduğunun farkına varmak muhteşem bir duygu.
Robinson'da bir saat
Hiç işimiz yokmuşcasına Robinson'a attık kendimizi. Tam 1 sene olmuş gitmemişim. Çok sohbet ettik.
Üst katta oturduk puflara, seçtik kitaplarımızı. Sadece kendimiz için değil Nur için de : )
Robinson kartın katkısını sorduk, çok mutlu olduk. biz de aldık 3 tane ve çıktık kişi başı dörder beşer kitapla.
Salt'a uğradık, sorduk kendimize : neden barbarlaştık diye...
Robinson'da bir saat
Hiç işimiz yokmuşcasına Robinson'a attık kendimizi. Tam 1 sene olmuş gitmemişim. Çok sohbet ettik.
Üst katta oturduk puflara, seçtik kitaplarımızı. Sadece kendimiz için değil Nur için de : )
Robinson kartın katkısını sorduk, çok mutlu olduk. biz de aldık 3 tane ve çıktık kişi başı dörder beşer kitapla.
Salt'a uğradık, sorduk kendimize : neden barbarlaştık diye...
Tüketimle doğru orantılı olduğunu, şuursuzca tükettikçe nelerin yok olduğunu
sevgisizliğin, duyarsızlığın kaynağını
gürültünün eğlence ile karıştırıldığı hayatları
satılan hayatları
gerçek sanatçıları izledik gözlemledik dinledik.
bu yıl ücretsiz olarak düzenlenen bienale katılımın bu denli yüksek olması çok sevindirici.
Öğrenecek çok şeyimiz olduğunu bilmemiz bile bir adım.
Emeğin yemeği: Culinary Institute
Özenle hazırlanan günün yemeklerini tatmadıysanız çok şey kaybettiğinizi söyleyebilirim.
Sonra da soluğu 19:30 seansında aldık.
Benim Babam, Benim Oğlum, Kore eda'nın saatlerce düşünmeme sebep olan muhteşem filmi.
Kan bağı ne demek, aileni seçmek veya seçememek..
Genetik ne getiriyor, yaşanmışlık ne katıyor. Bu soruların cevabı muhteşem bir hikayede saklı..
Saate bakmadık, plan yapmadık.
Hiç panik olmadık.
Sorumun cevabı da belli oldu böylece.
Keyif almak; sevdiklerinizle en önemlisi de arkadaşlarınızla olmak demek.
Saatleri kovalamadan, huzur bulmak, keşfetmek demek.
Benden söylemesi: keyif aldığınız her yeri bir kenara not alın.
Sonrası gel keyfim gel...
sevgisizliğin, duyarsızlığın kaynağını
gürültünün eğlence ile karıştırıldığı hayatları
satılan hayatları
gerçek sanatçıları izledik gözlemledik dinledik.
bu yıl ücretsiz olarak düzenlenen bienale katılımın bu denli yüksek olması çok sevindirici.
Öğrenecek çok şeyimiz olduğunu bilmemiz bile bir adım.
Emeğin yemeği: Culinary Institute
Özenle hazırlanan günün yemeklerini tatmadıysanız çok şey kaybettiğinizi söyleyebilirim.
Sonra da soluğu 19:30 seansında aldık.
Benim Babam, Benim Oğlum, Kore eda'nın saatlerce düşünmeme sebep olan muhteşem filmi.
Kan bağı ne demek, aileni seçmek veya seçememek..
Genetik ne getiriyor, yaşanmışlık ne katıyor. Bu soruların cevabı muhteşem bir hikayede saklı..
Keyif bunun neresinde?
Yeni bir yer keşfetmedik.Unuttuklarımızı hatırladık sadece.Saate bakmadık, plan yapmadık.
Hiç panik olmadık.
Sorumun cevabı da belli oldu böylece.
Keyif almak; sevdiklerinizle en önemlisi de arkadaşlarınızla olmak demek.
Saatleri kovalamadan, huzur bulmak, keşfetmek demek.
Benden söylemesi: keyif aldığınız her yeri bir kenara not alın.
Sonrası gel keyfim gel...
5 soruda kendi cevaplarımızı bulacağız
Bu kadar basit olmamalı diyenleriniz olacak elbette.
Aslında bu kadar basit olmalı.
Hiç bir konu vermeden düşününce ne dediğimi anlamıyorsunuz belki de.
keyif almak ne demek?
mutluluk? aşk?
hüzün?
ne beklediğinizle doğrudan orantılı tek çizgi belki de yaşam.
hayatımda en çok soru soracağım dönemin 30 yaşına yaklaşırken olacağını hiç tahmin etmezdim ama öyle oldu.
çocukken pek çok şeyi Sinan merak ederdi.
ben kabul edenlerdendim. bugünün meşhur pedagoglarına göre ezik veya diğer bir deyişle, boyun eğen.
annesine aşık. babasına tutkulu.
anneanne dedesini ilahlaştıran
babaannesinin zevkiyle büyüyen bir y kuşağı kızı
Fransız ekolünde yetişmiş, sabırlı, sessiz.
sonradan ne oldu da değişti?
soru sorarak işte.
hakan bey'in dediği gibi hep neden diyerek.
inanmadığım için mi?
güvenemediğim için mi?
gerçekten bilmek istediğim için mi?
bu kadar felsefi bir dosya olmayacak benimki.
bundan böyle ara sıra sorular soracağım sizlere.
yanıtlarımı hazırlarken sizden de düşünmenizi bekleyeceğim.
sonra dilerseniz buluşup tartışalım
bana fikir verin. ben size danışayım siz de bana
soruları verebilirim isterseniz şimdiden ama yok sürpriz olsun.
ilk soru bugün bulacak yanıtını : keyif almak ne demek?
Aslında bu kadar basit olmalı.
Hiç bir konu vermeden düşününce ne dediğimi anlamıyorsunuz belki de.
keyif almak ne demek?
mutluluk? aşk?
hüzün?
ne beklediğinizle doğrudan orantılı tek çizgi belki de yaşam.
hayatımda en çok soru soracağım dönemin 30 yaşına yaklaşırken olacağını hiç tahmin etmezdim ama öyle oldu.
çocukken pek çok şeyi Sinan merak ederdi.
ben kabul edenlerdendim. bugünün meşhur pedagoglarına göre ezik veya diğer bir deyişle, boyun eğen.
annesine aşık. babasına tutkulu.
anneanne dedesini ilahlaştıran
babaannesinin zevkiyle büyüyen bir y kuşağı kızı
Fransız ekolünde yetişmiş, sabırlı, sessiz.
sonradan ne oldu da değişti?
soru sorarak işte.
hakan bey'in dediği gibi hep neden diyerek.
inanmadığım için mi?
güvenemediğim için mi?
gerçekten bilmek istediğim için mi?
bu kadar felsefi bir dosya olmayacak benimki.
bundan böyle ara sıra sorular soracağım sizlere.
yanıtlarımı hazırlarken sizden de düşünmenizi bekleyeceğim.
sonra dilerseniz buluşup tartışalım
bana fikir verin. ben size danışayım siz de bana
soruları verebilirim isterseniz şimdiden ama yok sürpriz olsun.
ilk soru bugün bulacak yanıtını : keyif almak ne demek?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)