İletişimciler buluşuyor, danışmanlık veriyor.
Bana her ne kadar işi okulunda okumuş olsak da çok saçma geliyor.
Bazı doktrinler doğuştan var olmalı gibi düşünüyorum.
Biz iletişim kuramaz olmuşuz artık.
İstediğimizi açık yüreklilikle konuşamıyormuşuz.
Doğan Hoca'nın mış gibi hayatları gibiyiz işte!
Anlasanıza...
Bunu fırsata dönüştürenler olmuş.
http://hetexted.com/ diye bir site buldum bugün.
İlk kez tanışıp yemek yediğiniz adamın size attığı mesajı sizin için yorumlayan insanlar var!
İlk başta inanamadım. Baktım baktım yine baktım.
Kurmaca olduğuna kendimi inandırmaya çalışsam da; olmadı.
Siteyi kuran erkekler, erkek dilinden kadınların anlamadığını sık sık duydukları için büyük bir boşluğu kapattıklarını savunuyor.(muş)
Kadın erkek ayrımını bilmem de... Galiba haklılar.
"Beğenme" ya da diğer adı ile like'lama kültürü acaba hızlıca iltifat etmeyi elimizden alıp götürdü mü?
sevgilinize en son ne zaman çok güzel olmuşsun bugün dediniz mesela?
annenize ona en çok yakışan kazağının bu kazak olduğunu hiç söylediniz mi?
kazakla çekilmiş bir fotoğrafı like'lamaktan daha kolay ne olabilir ki, tuşa bas gitsin!
duyguları anlamak da bu tuş ile kontrol edilen hayatlar arasında yok oldu gitti.
karşımdaki bu cümlemi duyunca ne hisseder diye düşünerek konuşmak lazım.
sadece iş görüşmesine giderken yarın ne demeliyim diye düşünen küçük hesapçılar için aslında bu cümlem.
Lafı ortaya değil, sahibine teslim edin.
Kızdıysanız kızdığınız kişiye söyleyiverin.
Sevindiyseniz de teşekkür edin. Zor mu?
Veya o buluşma çok keyifli geçti ise; içinizden geçeni söyleyin.
"Bunu sık sık yapalım unutturma" demek var... "Alışkanlık yapıyorsun, ne zaman bir sonraki kahve molamız?" demek var.
Ama bunu birisi dedi diye internetten güzel sözler araştırıp yapmayın.
Anne babaya içten geleni
Sevgiliye kalpten geleni.
Ben kardeşime her hafta seni özlüyorum demekten utanmıyorum mesela! Ayıp mı sizce?
Arkadaşlarım arasında duyuyorum bazen; ona sinir oldum ama söyleyemedim. diyenler var.
Bir dislike tuşu olmadığı için de yıllarca içinde tutuyorlar muhtemelen.
Sonra boşanmalar, küslükler...
Veya tam tersi; dün akşam çok içimden geldi ona sevdiğimiz söyleyecektim, sonra sen misin enayi dedim kendime, diyen de duydum.
Sevmek enayilik olmuş. Onun yerine bir tweetini retweetleyelim gitsin.
O oradan alsın mesajı!
Biz her şeyi konuşmakla çözüyoruz.
Evde de işte de, sevdiklerimizle de.
Böylece mutsuz olmuyoruz.
Konuşmak çok güzel bir şey çünkü, tavsiye ederim.
Konuştukça açılıyoruz. O yüzden de iltifat etmek için, sarılmak için, sohbet etmek için facebook'a ihtiyaç duymuyoruz.
Mutluluk demek; sevgimizi hak edenlerle yaptığımız en keyifli sohbetler demek.
Bu bayram hep böyle geçti, bol muhabbetle, bol samimiyetle.
Bu hafta da böyle olsun. Hatta 2012 böyle bitip, yeni seneyi de bu denli keyifli getirsin.
Hepimize güzel bir hafta diliyorum.
