14 Ekim 2012 Pazar

Yaratıcılık savaşı...

Bugün bambaşka bir konu takıldı aklıma.
Türkiye genelinde aylık etkinliklerin yayınlandığı Zero kitaçığı geçti elime.
Ekim sayısı.
Derginin en az 20 sayfası yaratıcılığa ihtiyaç duyan tasarım yarışmalarından, yaratıcı marketing çalışmalarından söz ediyor.
Takip ettiğim pek çok internet sitesi artık "yetenek" yerine "yaratıcı" arıyor.
Üretmese de fikrini paylaşsın bize yeter diyor aslında.
Çalıştığım kurumda da yaratıcılık ödüllendiriliyor mesela.

Neden bu denli ihtiyaç duyar olduk yaratıcılığa?
Aslında bu soruyu sormak istemezdim.
Çünkü cevabı; ne denli robotlaştığımızda yatıyor.

Ailenizde tasvip etmediğiniz noktaları çözmek yerine susuyorsunuz. Yeni fikirlerle gelip ortalığı bulandırmaya gerek yok. 100 yıllık gelenek benimle mi bozulacak deyip geçiyorsunuz.
İşte; bana dokunmayan bin yaşasın. Ben iki mail atayım, üç fırça kayayım gerisi bana yük bindirir diyenlerdensiniz.
Sergi gezeceğime, müze müze dolanacağıma, bir kafeye gidelim, naneli limonata, havuçlu kek, iki popüler kültür öğesi: "Ay savaş çıkmaz umarım" veya "Ne oldu o Acun'un hali?"
Sonra akşam eve gelip, tartışma ortamı yaratmak yerien android alemde, kim ne demiş ne yapmış.
Sabah 9 akşam 6.
Vapura yetişme telaşı.
Dolmuş kaçmasın, sonraki trafiğe takılır.
İBB Aplikasyonuna bağımlı yaşama, zamana karşı koyup trafiğe kalmayana altın madalya!
İşte bu nedenle de pek çoğumuz yaratmaktan aciz kaldık.

Eğitimlerde analitik düşünme aşılanırken, şimdi yalvarırım saçmala da fikir çıksın muhabbeti hakim.
Eğitmen parmak kaldırarak konuşalım isterken, allah aşkına bir avazdan konuşun da bir fikir çıksın der olmuş.
Hamur oynatıyorlar, bulmaca, su doku dağıtıyorlar. Çocuklarınızla vakit geçirin diyorlar.
Aslında çok haklılar!

Oldum olası tenkit etmekten, olumsuzdan olumluya gitmekten hoşlandığım için; fazla yaratıcı olduğumu ilkokul öğretmenim dahil herkes söyledi bugüne kadar.
Renkli kalemler kullanırım mesela.
Tek düzeliğe gelemem.
Hafta sonu renkli giyinmeyi seviyorum.
Kelimelerle oynarım. Okurum.
Bilmediğimi de sorarım.
Sorun ya! Ayıp mı?

Yaratıcılık savaşının geldiği nokta için pazarlama dünyasının geldiği noktaya bakmanız yeterli.
Veya daha basiti; kendinizi nasıl tanıttığınızı düşünüverin...
"Ben neyim, ne oluyorum?"
Bu savaşta galip gelenlere helal olsun!



www.foldable.me ne oldum değil ne olacağını merak edenler için birebir.

Güzel bir hafta bizi bekler..?