9 Kasım 2013 Cumartesi

hayatımdaki tüm erkeklere: kızlı erkekli bir not

Canbert mesela.
Biz hiç kızlı erkekli gibi davranmadık birbirimize. 
Sevgimiz karşılıklıydı elbet. 
O hiç göstermez, ben her an dilimden düşürmem ay canım'ımı.
Bir gün bile aramızdaki dostluk acaba sorusunu sormadı bize.
Ben kız O erkek.
Antalya'ya götürdü okul bizi, odası çok pisti. 
Kapımızı çaldı, ben uyuyamam o odada dedi, hepimiz gel buraya deyiverdik, hiç tereddüt etmedik.
Sibel de Ceyda da ben de, Canbert bize hiç farklı gelmezdi.
Evet o erkek, biz kız. 
Sabaha kadar sohbet ettik, uyuduk da. 
Aynı odada. Ayıp mı? 
Gece Sibel hasta oldu, iyi ki Canbert de burada dedik.
Sabah bizi doktora Canbert götürdü. 
Seneler sonra ameliyat oldum, ilk sabah kapıyı Canbert açtı. 
Görünce "iyi ki" dedim, sarıldım. 
Yine o işin dalgasındaydı. 
Üniversitede olmamıza rağmen ben not alamamaya da ağlardım, en ufak sinirimi bozan hocaya da.
Hep sordu, yılmadan "Feyyalim, neden ağlıosun?" 
Bana Feyyal der mesela, takma adım, ya da adımın yamulmuş hali.
Aramızda çok sır var paylaşılmış. 
Paylaşılmaya devam eden.
Dün akşam beraber iş yaptık, sabahladık, yine iyi ki dedirtti bana. 
Hep kızlı erkekli gezdik, gezmeye devam ediyoruz.
Hep sarıldık sımsıkı, birbirimizden güç almaya devam edeceğiz
Eğer konu cinsiyetse, cinsellikse, bize göre o da kız ben de kız
O ne denli erkekse, ben de o kadar erkek. 

Sadece Canbert de değil,
Kerem mesela. 
Saatlerce beni bekler, anlatırım dinler.
Sıkılsa da söyler mi, söylemez.
Beni çok sever. Aylarca görüşmeyiz, ararım aynı yerden devam eder. 

Ben bebekken de böyleydim. En yakın iki erkeğim: Mert ve Hakan'dı.
Ayıp söylemesi, bezlerimiz yan yana değişirmiş.
Hiç kopmayız, aradan neler geçti gitti. Yine hep çok özleriz, birbirimizi çok iyi biliriz.

Son dönemde bir erkek daha girdi hayatıma. İsmet.
Ayda bir görüşüp o mekan senin bu mekan benim gezeriz.
İsmet gurme, damak tadına bayıldığım bir erkek.
Hep dertleşiriz, bazen yasaklarız konuşmayı gülmek isteriz, güleriz de : çok içten!

Orkun mesela: o olmasa iş hayatımın 2 senesi bu kadar renkli olur muydu?
Şimdi nasıl özlüyorum yeni işte onu? 
Koptuk mu; asla. 

Peki ya Koray? Kim benim için.
Anlatacak kelimem var mı bilmiyorum.
1 yıl buluşamayız, kızarız birbirimize canımız acır. 
Buluşunca nasıl sıkı sarılırız?
Her sene 31 Aralık saat 12'de olur da yan yana değilsek ilk kime mesaj atarım?

Kızlı erkekli gezmeye
Sımsıkı sarılmaya
Paylaşmaya devam edeceğim hayatımı onlarla.
Çünkü hayat karşındakini "insan" olarak anladıkça anlam kazanıyor. 
Onların da kalbi, benim de onlar gibi 2 gözüm var.
O çok kafaya takılan farklı şekildeki bir organ, benden ne canım abimi, canım arkadaşlarımı, can dostlarımı uzaklaştıramaz. 

Bugün de yine onları göreceğim.
Ayıp söylemesi: hepsini çok seviyorum.
Haydi buradan buyrun bakalım!