Mertle, Hakanla, Leyloşumla, Sinanımla, annelerimizle..
Sinan'ın ayağı iyileşsin diye dua ediyorduk, tatile çıkmamıza hiç bir şey engel olamaz havasındaydık.
Ne planlar, ne planlar.
Öyle ya, 1 dakikada her şey değişti.
Elektrik bir kesilirse başımıza neler geliyor o gece öğrendik.
1 dakikada 170 basamağı kucağımda kardeşimle inmeyi o gece öğrendim.
Korktuğum için babama sarılmak istedim, bulamadım karanlıkta onu, babam sandığım ilk adama geçti değil mi diye sordum.
Geceliğimi kıvırıp üzerime geçirdiğim kazakla, aynı kıyafetlerle aynı çamaşırlarla 3 gün geçirdim.
10 saat boyunca sadece telsim'in çektiği sevinciyle Orhan'ın telefonundan onlara ulaşmaya çalıştık.
"Babannem yaşıyor mu, dedem yaşıyor mu"
Sonunda işte o ses: "Oğlum Orhan ben iyiyim, deden biraz fenalaştı ama burada bize iyi bakıyorlar."
O nasıl tarif edilemez bir duygu!
Başımıza ne geldi peki?
Nerede oldu bu sarsıntı?
Kimlere ne oldu acaba?
Peki ya Zeki Eniştem, Peki ya balkonda uyuyan Hürrem Teyzem?
Saatler sonra 12 saatte Yalova'dan pijamalarıyla canını kurtarmış olmanın verdiği telaşla ve bir o kadar da çaresizlikle eve ulaşan babaannem, canım dedem. Onların anlattıkları...Muhteşem sağlam yapı denen binanın 3 katının yerin içine girmesi...
Elektrik geldi diye sevinirken, Yüksel sitesi yerle bir oldu haberini televizyondan duymak nasıl bir duyguydu acaba? 317 komşunun artık yok olduğunu duymak...
İşte bir gece öğrendik tüm bunları.
Ölümün bize bir saniye kadar yakın olduğunu.
Galatasaray aşkımı başlatan canım zeki eniştemin artık yok olduğunu.
ay ben onu bunu giymem derken, bir gecelikle gece gündüz 3 günün nasıl geçtiğini
komşuluğun ne demek olduğunu
televizyondan gerçeği gördüğümüzü zanetttiğimi
kahramanlar da çıkardı bu akşam.
babamın ceset torbası üreten arkadaşına kurtarıcı gözüyle baktık
Nasuh Mahruki daha da devleşti
bir dedemiz oluverdi ismi "deprem"
şimdi bugün 14 sene önceden geriye ne kaldı hiç düşündünüz mü?
onların hasreti kaldı geriye, hala gözyaşı ile andığımız hatıraları kaldı.
sevmeye ve kavuşmaya verilen önem kaldı.
izleri kaldı o gecenin, ne yaparsan yap unutulmaz.
ve bir kez daha hiç yaşanmamasına yönelik dualar, dilekler kaldı, her akşam tekrarlanan.
14 seneden geriye kalan; öğrenilemeyen çaresizlik.
