26 Şubat 2012 Pazar

Yakın arkadaşlarımıza....

Hafta sonu soluğu Van Gogh Alive'da aldık Sinanla.
Oldum olası meşhur mavi odası ile severiz büyük üstadı.

Hakkında okuduğum bir kitapta; eserlerinin ötesinde fikirleri ile de yön verici olduğunu söyleyen bir dostu vardı ismini anımsayamadığım.
Abdi İbrahim mükemmel bir iş çıkartmış. Eğer doğru duvara yaslanıp 360 derece değişen görüntülere bırakırsanız kendinizi, anlayabilirsiniz ne demek istediğimi.

Kompozisyon muhteşem.
Müzikler eşsiz.
Peki ya karanlık ekranlara el yazısı ile yansıyan Van Gogh'un cümleleri?

Beni cezbeden onca fikrinden ilki arkadaşlık üzerineydi.
İşte bir arkadaşın nasıl olması gerektiği....



Yakın arkadaşlar gerçekten de yaşamın hazineleridir.
Lise yıllarıma göre, arkadaşlarım üzerinde büyük bir seçiliğe gittim.
Onlar mı benden bıktı, ben mi onları eledim bilinmez ama, gerçek arkadaşlarıma kavuşmuş olmanın keyfi bambaşka.

Siz de bunu çok iyi düşünün derim.
Gerçek arkadaş ne mi yapar ?

En zor anlarımda hiç düşünmeden yanımdadır mesela...

Ameliyat masasına bir kala,tüm gününü benimle geçirir. O da yetmez sabahın köründe sorgusuz sualsiz yanıma gelir, elimi tutar. Kendi korksa da bana güç verir.

Kendi dertlerini bir kenara koyuverir, işini gücü bırakıp gözümün içine bakmaya gelir.

Babaannemin, dedemin cenazesinde omzuna dayandığım tek isimdir. Gözyaşımı siler, beni çok iyi bilir.

Bana çok uzak gibi gözükebilir, ama bir telefon ötemdedir.

Veya çocukluğumun bana bıraktığı en büyük hazinedir. İlkokulda lisede aynı sırayı paylaştıklarımdır.

Kardeşimdir, abimdir.. Hayatı beraber adımlamışızdır. Artık ailedendir.

Birlikte çok eğlendiklerimdir. Bir kızın bir erkekle arkadaş olamayacağını söyleyenlere inat, aynı fikirleri paylaştığım sırdaşımdır.

Sinemacıdır, yönetmendir, tekstilcidir,müşteri temsilcisidir, pazarlamacıdır, habercidir, bankacıdır, öğretmendir, öğrencidir, fotoğrafçıdır, işletmecidir... Bugün ne ise, yarın ne olacaksa olsun onlar benim en büyük hazinemdir!

Bu satırları yazarken gözlerimin dolmasını hak eden, isimlerini yazarak başınızı ağrıtmak istemediğim her arkadaşım Van Gogh'un aklıma kazıdığı satırlara birebir uyuyor. İşte bu da beni çok mutlu ediyor!

Siz de o iki elin parmaklarını geçmesi normal olmayan can dostlarınızı yazın bir kenara, demiyorum ki sorgulayarak yaşayın.

Ama bilin.. Bilin ki onlara hak ettikleri değeri verin.
Mutluluk onlarla çoğalıyor olacak.
Bu gece Oscar benden tüm yakın arkadaşlarıma gitsin! Bu haftamız çok mutlu geçsin... İyi ki varsınız benim canım yakın arkadaşlarım...