İşten yorgunluktan mahvolmuş, bir de üstüne grip olmuş halde gelirken, annemlerin evde olmadığını gazeteliğe sıkıştırılmış karanfilden anladım.
Gönderen: İsmail Ünal.
Sebep? Yarın 8 Mart...
Tıpkı anneler gününde anne olunmadığı, babalar günündeki sürprizler sayesinde yılın en iyi babasının anlaşılamadığı, sevgililer gününün e-ticaret sitelerinin bayram günü ilan edildiği günümüzde, kadın olmak da öyle her kadının harcı değil. Kadınlar Gününün anlamı ise kimsenin bildiği bir şey değil.
Kadın dediğin Volkan Konak'ın dediği gibi elleri öpülesi olmayı hak etmeli.
Annem gibi fedakar olmalı. Kendinden önce ailesi olmalı.
Teyzem gibi olmalı mesela, dobra ve bir o kadar da samimi.
Rahmetli babaannem gibi olmalı, görgüden ununu elemiş eleğini asmış.
Yada Melis'in annesi gibi olmalı yürekten ve candan.
Hayatımdaki ikinci annelerim gibi olmalı, hem hayatta bir şeyler öğretmeli sana, hem de seni korumalı kendi kızıymışçasına.
Anneannem gibi olmalı en özel ve en güzel.
Halam gibi olsa keşke, kültürlü, bilgili ve dimdik ayakta.
Gerçek olmalı kadın dediğiniz bence.
İçinden geçeni arkada tutmayan.
Çalışan ama hak ettiği yerlerde olan.
Sanal olmayan,yapmacık olmayan hemcinslerime, kadın denmeli.
Anne denmeli, teyze, hala, nine denmeli.
Yoksa onca emek vererek bugünlere bizleri getiren esas hanımlar ile saçma riyakarların farkı kalır mı? Ayırt edilebilirler mi?
Siz de ne olur yarını bu gerçek kadınları hatırlayarak kutlayın.
Size değer kattıklarını hiç unutmadan,
Onları çok sevin.
Yarın hepimiz için gerçek kadınların barış ve umut anahtarı olsun.
Kadınlar Günümüz kutlu olsun!
Meraklısına: http://www.internationalwomensday.com/
