Çocukluğumda tanıştım onunla.
Eskimiş sayfaları çevirirken anlam vermezdim, bizim için varsa yoksa Mickey! Kimmiş ki, bu Türklerin uydurması Yuki?
"Çocukluğumuzun dergisiydi, bak kızım" diye tutuşturuvermiş annemler elime. Pastel boya ile karalamışım sayfalarını,yaşıma verip ses etmemişler!
Ortaokulda büyükbabamın kütüphanesinden aldığım adına imzalanmış "Leyleğin Ömrü" beni Yuki'nin elimizdeki tek sayısına tekrar bakmaya itti.
Gerçekten çok komikti, bazen ağır bir kara mizah yüklüydü diye içimden geçiriverirdim sayfaları çevirirken.
Leyleğin Ömrü'nü bitirdiğim gün Orhan Boran'ın bugünün gençleri için de yazmasını istemiştim, duymak istemiştim fikirlerini, bilmek istemiştim yorumlarını. Anneme babama sormaya korkmuştum, gazetecilerin hayatının gerçekten Boran'ın anlattığı kadar zor olup olmadığını.
Kimi zaman pazar akşamları kırmızı koltuklu bir stüdyoya, sonraları bir bilgi yarışmasına, kimi zaman da Halit Kıvanç'ın meşhur evet-hayır'larına konuk olduğunu hatırlarım.
Hakkında evdekilerin ne beyfendi adamdı bu Orhan Boran dediklerini ise hiç unutmadım.
Dünden bu yana üstadın rahatsızlığı ile ilgili haberleri okurken canım çok acıyor. Acımı ve tabii ki karamsarlığımı Mickey ile değil Yuki ile yatıştırdım.
Arnavut kaldırımlı bir sokakta arkadaşları ile yaşayan Yuki; Orhan Boran'ın kendi tarifi ile "Brezilya ormanlarından gelmiş tavşan kulaklı, sincap kuyruklu, kazma dişli, karamuk gözlü, nesli tükenmiş" garip ama bir o kadar da muzip ve şirin yaratık.(kapaktaki sarı pantolonlu tavşan Yuki)
Salça Stelyo, Şişko Nuri ve Aferin Necdet elimdeki sayıda Yuki'nin can dostları olarak biliniyor. Samimiyeti ile gönüllere taht kuran Boran'ın en içten karakteri de okunduğu gibi yazılan "Hatçanım" Teyze.
Hastalığını hiç bir zaman dert etmeyen, Halit Kıvanç'ın "eski model araba" tabirine maruz kalan, meslektaşlarının neşter hastalığına yakalandığını düşündüğü, izinlerinde (ki bu gazeteciler için pek de mümkün olmayan bir dönemken) ameliyat olmak zorunda kalan Orhan Boran için,mutluluk kaynağı Yuki için siz de A RH - kan verebilecek dostlarınızı Orhan abi'nin eşi Güler Hanım'a yönlendirebilirsiniz.
(0532 734 00 81)
Yuki'ye de sahaflarda rastlamak mümkün...
Kim bilir belki sizi de gülümsetir, ne dersiniz?
