En önemlisi de bu belki.
Niyet. Başlangıç noktası anlamına geliyor bir nevi. Her işe başlamadan her adımı atmadan önce niyetimizi belirlemek gerekli. Bu da yanar döner tip değilseniz her zaman sabit kalacak, bizi hayata atıveren en önemli unsur.
Bir de siyah beyaz durumu var kendisinin: yani ya iyi niyetlisin ya da kötü. Ortası yok besbelli!
İyi niyet; hele ki bu devirde çok zararlı oluverdi. Karamsarlığımıza yol açan en önemli etken belki de. İyi niyetli isen; unutuveriyorsun kendini.
Bazen kendimi yeterince ifade edememenin sıkıntısını yaşıyorum bu iyi niyet yüzünden. Hem çok hem de nitelikli konuşmaya dilim yettikçe çabalarken bazılarına bakıp; "keşke odamdaki duvara konuşsaydım" deyiveriyorum.
İyi niyet gerçekten en kötü özelliğim oldu çıktı.Bu yazıyı yazmamdaki en önemli sebep en yakın arkadaşlarımın bırak bu herkesi düşünmeyi, bu iyi niyeti.. demesi oldu.
Uzun uzun düşündüm üstünde ne yapıyor bize bu kahrolası iyi niyet diye...
İşte sonuçları;
1. Hiç kimsenin kalbini kırmayalım derken, ortada kalıyoruz.
2.Herkesi kendimizden çook daha fazla önemsiyoruz.
3.Bazen kendi keyfimize yapacağımıza söz verdiğimiz o not defterimizde bekleyen "ölmeden önceleri" bilmem kaç yıldır yapmadığımızı fark ediyoruz.
4. "Ben" diye başlayan cümleler hiç ama hiç kuramıyor bunu,neredeyse ayıp sayıveriyoruz.
5. Herkesten çok daha karamsar oluyoruz: çünkü bir anda "Ne olacak benim bu halim?" sorusunu kendimize soruyoruz.
6. Dert ortağı olmayı sevip, o dertleri dinledikçe şişiyoruz.
7. Keyfe keder hiç bir adım atmıyoruz.
8. Arada kalıp üstüne üstlük yanlış anlaşılıyoruz.
İşte ondan sonra da; vay halimize deyip yine başa dönüyoruz.
Sanmayın ki tüm bunları bilerek yapıyoruz...Her kim "iyi niyetli insan" diye söz ediyorsa sizden, selamımı söyleyin ona.
Kötü alışkanlığımızı hele ki bu devirde azıcık uzak tutmanın zamanı geldi.
İyi niyeti kendimize saklarsak daha çok mutlu olacağız.
Hayatı dolu dolu yaşamak için daha fazla beklemeye gerek kalmadığını anlayacağız.
İyi niyet... kime kısmet!